Merkuva
Tüm yazılar

11 Eylül 2026· 4 dk okuma

E-ticarette terk edilen sepeti DM ile kurtarmak

Sepette bırakılan ürün için e-posta tek seçenek değil. DM üzerinden kurulan kısa ve izinli bir hatırlatma akışı, doğru zamanlandığında daha görünür oluyor.

Yazar: Merkuva Ekibi

Sepete ürün eklenir, ödeme sayfasına gelinir, sonra sekme kapanır. Bu, e-ticaretin en tanıdık kaybı. Çoğu mağaza bunu e-posta ile kurtarmaya çalışıyor; gelen kutusu kalabalık olduğunda e-posta çoğu zaman açılmadan kayboluyor.

DM bu noktada farklı bir kanal. Zaten sohbet ettiğiniz bir müşteriye, sohbetin içinde hatırlatma göndermek daha doğal duruyor. Ama bu kanalın kuralları ve sınırları var. Yanlış kurulmuş bir sepet akışı, kurtardığı siparişten fazlasını rahatsızlık olarak geri alır.

Önce izin meselesi

Instagram ve WhatsApp'ta kime, ne zaman mesaj gönderebileceğiniz platform kurallarıyla belirlenir. En temel çerçeve şu: kişi size yazdıysa belirli bir süre serbestçe cevap verebilirsiniz; bu pencere kapandıktan sonra ancak onaylı şablonlar ya da izin verilen durumlar geçerlidir.

Bu yüzden sepet kurtarma akışını kurarken sıralama tersine döner. Önce müşteriyle bir konuşma başlatacak sebep yaratırsınız, sonra hatırlatmayı o konuşmanın içine yerleştirirsiniz.

Pratikte işe yarayan girişler:

  • Ödeme sayfasında ya da ürün sayfasında "Sipariş durumunu WhatsApp'tan takip et" onayı
  • Instagram'da ürünle ilgili gelen soru ("bu stokta var mı", "kaç günde gelir")
  • Hikâye yanıtı ya da reklam üzerinden başlayan DM
  • Sepet linkini DM'den gönderdiğiniz bir danışmanlık sohbeti

Bu girişlerin hepsinde müşteri konuşmayı zaten başlatmış oluyor. Kurtarma akışı da meşru bir zeminde kuruluyor.

Zamanlama: acele ile geç kalmak arasında

Tek bir doğru süre yok, ama mantık şu: hatırlatma, kararın hâlâ taze olduğu aralıkta gelmeli.

Üç adımlı bir düzen çoğu mağaza için yeterli:

  1. Kısa bekleme (yaklaşık 1 saat). Kişi başka bir işe daldıysa geri getirir. Ödeme sırasında teknik bir sorun yaşadıysa yakalar.
  2. Ertesi gün. Karar vermek için düşünmek isteyenler bu adımda dönüyor.
  3. Birkaç gün sonra son hatırlatma. Bundan sonrası ısrar olur.

Dördüncü mesajı göndermeyin. Kanalın değerini koruyan şey, mesajın seyrek olması.

Mesaj sırası nasıl kurulur

Her adımın farklı bir işi olmalı. Aynı cümleyi üç kez göndermek, üç kez göz ardı edilmek demek.

Birinci mesaj: hatırlatma, satış değil. Ne bıraktığını söyleyin ve yardım teklif edin. "Sepetinde iki ürün duruyor, bir sorun mu çıktı? Bedenle ilgili emin değilsen yardımcı olayım." Burada indirim yok, baskı yok.

İkinci mesaj: engeli kaldırın. İnsanlar genelde fiyat yüzünden değil, belirsizlik yüzünden duruyor. Kargo süresi, iade koşulu, beden tablosu, ödeme seçenekleri. Hangi sorunun en sık geldiğini biliyorsanız, cevabını bu mesajda verin.

Üçüncü mesaj: kapanış. Ürünün stok durumu, varsa kampanya bitişi ya da sade bir "linki bir kez daha bırakıyorum, istediğinde tamamlayabilirsin". Sahte aciliyet üretmeyin; "son 2 ürün" yazıp ertesi gün stok göründüğünde güven kaybı kalıcı oluyor.

İndirimi ne zaman vermeli

En yaygın hata, ilk mesajda indirim kodu göndermek. Bunu birkaç hafta yaparsanız müşteriler öğrenir: sepeti bırak, indirim gelsin.

Daha sağlıklı yaklaşım:

  • İlk iki mesajda indirim yok.
  • Üçüncü mesajda indirim yerine önce başka bir teşvik deneyin: ücretsiz kargo, hediye paketi, uzatılmış iade süresi.
  • İndirim verecekseniz sınırlı ve tek seferlik olsun.
  • Yüksek sepet tutarlarında indirim yerine insan teması daha iyi çalışıyor: "İstersen telefonla arayıp anlatabilirim."

Kişiselleştirme nereye kadar

Sepetteki ürünün adını yazmak faydalı. Ürün görselini göndermek çoğu zaman hatırlatmayı güçlendiriyor. Ama müşterinin gezinme geçmişini önüne sermek ters tepiyor.

Basit bir sınır: müşterinin size kendi eliyle verdiği bilgiyi kullanın, arkadan topladığınızı değil.

Akışı kurarken teknik tarafta gerekenler

  • Sepet olayının otomasyona ulaşması. Mağaza yazılımınızdan sepet terk bilgisinin bir tetikleyici olarak gelmesi gerekir.
  • Eşleştirme. Sepeti bırakan kişiyle DM'deki kişiyi aynı kayıtta birleştirebilmelisiniz. Telefon numarası ya da sohbette toplanan e-posta bu işi görür.
  • İptal koşulu. Müşteri arada siparişi tamamladıysa kalan mesajlar durmalı. Sipariş verdikten sonra "sepetini unuttun" mesajı almak, akışın en can sıkıcı hatası.
  • İnsana devir. Müşteri akışın ortasında bir soru yazdığında sohbet ekibe düşmeli.

WhatsApp tarafında şablon onayı ve mesaj pencereleri gibi ek kurallar da var; bunları WhatsApp otomasyonu sayfasında ayrıntılı anlattık.

Neyi ölçmeli

Sadece "kaç sipariş kurtardık" sayısına bakmak yanıltıcı. Bu sayının içinde, zaten geri dönecek olan müşteriler de var. Şunlara birlikte bakın:

  • Akışa giren sohbet sayısı
  • Mesaj başına yanıt oranı (hangi adım konuşma başlatıyor)
  • Akış sonrası tamamlanan sipariş oranı
  • Sohbeti sessize alma ve engelleme sayısı

Son madde en önemlisi. Kurtarılan sipariş artarken engellenme de artıyorsa akış fazla agresif demektir.

Küçük bir başlangıç planı

Her şeyi aynı anda kurmaya çalışmayın. Tek ürün kategorisi ve tek kanal seçin. Üç mesajlık akışı yazın, iptal koşulunu ekleyin, iki hafta çalıştırın. Yanıtları okuyun; müşteriler neden durduğunu genelde açıkça yazıyor. İkinci mesajı bu cevaplara göre yeniden yazın.

Sepet kurtarma, sihirli bir kazanç kalemi değil. Ama zaten ürünü seçmiş, kartını çıkarmış ve son adımda takılmış bir kişiye nazikçe yardım etmek, yeni müşteri bulmaktan çok daha ucuz.

Bültene abone olun

Yeni özellikler, rehberler ve kampanyalar; ayda birkaç e-posta.

İlgili yazılar